Ozon terapi iyileşmeyen yaraları iyileştiriyor

Pek çok nedenle oluşabilen ekstremite (kol ve bacak) iskemisi ve buna bağlı komplikasyonlar 50 yaş üstü her iki kişiden birinde önemli sağlık sorunlarına ve ekstremitenin kaybına neden olmaktadır. Tedavisi son derece zor bu durum özellikle bacaklarda ortaya çıkan ateroskleroz (damar tıkanması) sonucu kan dolaşımının bozulması ile karakterizedir. Hastalığın tedavisinin çok zor olması, alternatif arayışlarını zorunlu kılmaktadır.

Ozon tedavi yöntemleri içinde en sık uygulama alanı Major otohemoterapi olmasına rağmen bölgesel ozon uygulamalarının ve minör otohemoterapinin etkinliği gün geçtikçe daha çok çalışmaya konu olmaktadır. Non-spesifik immün modulasyon için kullanılan bu yöntem ile yapılan ve en saygın tıp dergilerinden biri olan Atherosclerosis dergisinde yayımlanan yeni bir klinik çalışma etkileyici sonuçlar ortaya koymuştur (Marfella R, Luongo C, Coppola A, Luongo M, Capodanno P, Ruggiero R, Mascolo L, Ambrosino I, Sardu C, Boccardi V, Lettieri B, Paolisso G. Use of a non-specific immunomodulation therapy as a therapeutic vasculogenesis strategy in no-option critical limb ischemia patients. Atherosclerosis. 2009 Aug 8. PubMed PMID: 19709658).

Çoğu diyabet, hipertansiyon ve koroner arter hastası olan ve bozulmuş periferik kan akımından dolayı iyileşmeyen yaralara sahip 151 hastanın dâhil edildiği randomize, plasebo kontrollü bu klinik çalışmanın sonuçlarına göre, 22 hafta boyunca, haftada bir kez yapılan minor ozon tedavisi büyük tedavi edici özellik göstermiştir. Tedavi kriteri olarak yara çapındaki küçülme ve kapanmaların yanında dokuda transkütan parsiyel oksijen basıncı artışı (TcPO2) ve yara iyileşmesini gecikirdiği bilinen TNF-alfa düzeyleri değerlendirmeye alınmıştır. Uygulanan tedavi ile her iki kriterde de anlamlı düzelmeler gözlenmiştir. Tüm bunların yanında bence de en önemli iyileşme EPG (endotelial progenitor cell) hücrelerinin sayısında elde edilmiştir. Yeni damar oluşumu için hayati olan bu hücrelerin eskiden sadece yara bölgesinden kaynak aldığına inanılırdı. Son beş yılda öğrendik ki, kemik iliği kaynaklı hücreler yeni damar oluşumunda (neovascularasation-angiogenesis) çok daha etkin rol oynuyorlar. İşte uygulanan minor ozon tedavisi ile kemik iliği kaynaklı bu hücrelerin sayısında önemli artış elde edilmiştir ki, bence bu yara tedavisinde devrim niteliğinde bir bulgudur.

Geçtiğimiz günlerde Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde geliştirilen yöntemle diyabetik ve nörolojik hastalıklar sonucu iyileşmeyen ve uzuv kesimine giden yaraların iyileştirilmesine ilişkin olumlu sonuçlar elde edildiği medyaya da yansıdı. Yöntemin, Türkiye’de ilk olduğu bildirildi. DEÜ Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim üyeleri Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu ile Doç. Dr. Önder Baran’ın geliştirdiği “kemik iliğini uyarma” yöntemi sayesinde 6 ve 20 yıldır yaraları iyileşmeyen ve bacakları kesilme noktasına gelen 2 hastada düzelme sağlandı.

DEÜ’deki meslektaşlarımızın yara iyileşmesi için geliştirdikleri bu yöntem, yukarıda anlatılan hücrelerin kemik iliği tarafından üretilmesini uyarıyor. Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu ve ekibi bu işi kemik iliğini özel çivilerle uyararak yapıyorlar. Bu yazıya konu olan çalışmada kullanılan yöntem ise kemik iliğini uyarmanın çok daha ekonomik ve risksiz bir yolu olarak değerlendirilmektedir. Konu ile ilgili yapılacak ek klinik çalışmalar iyileşmeyen yarası olan hastalar için büyük umut vaat etmektedir. Bilindiği gibi bu tür yaraların en büyük nedenlerinden bir tanesi diyabet hastalığıdır. Hastalığın toplumda ne denli sık görüldüğü de göz önüne alındığında, ozon tedavisinin yara iyileşmesinde çok önemli bir silah olduğu daha iyi anlaşılacaktır.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com