Ozon Tedavisi ve Otoimmun Hastalıklar

Otoimmun hastalıklar insan savunma sisteminin vücudun kendisine ait bir takım molekülleri yabancı olarak algılayıp onlara saldırması sonucu ortaya çıkan, nedenleri tam olarak bilinmeyen bir grup hastalıktır. En yaygın olanları ve sık bilinenleri romatoid artrit, multipl skleroz, sedef hastalığı (psoriasis), Chron hastalığı (barsak hastalığı), Behçet hastalığı ve lupus’tur. Hastalıkların çoğu alevlenmeler (atak) ve düzelme dönemleri (remisyon) ile seyreder. Alevlenme döneminde, hastalığın hedef aldığı dokuda çoğunlukla mikroorganizmalarla ilişkili olmayan yangı (non-infeksiyöz inflamasyon) ile ilgili bulgular ortaya çıkar. Bu bulgular hücre ve doku harabiyeti, inflamasyon ile ilgili ağrı, şişlik, kızarıklık, tutulan organın iyi çalışamaması (fonksiyon kaybı) ve hastalığın tabiatına uygun diğer bulgulardır. Hastalıkların alevlenmesini pek çok neden tetikleyebilir; bunlar arasında çevresel faktörler, ilaçlar, stres ve gebelik sayılabilir.

Nedenleri tam olarak bilinmediği için hastalıkların tedavileri genel bazı yaklaşımlarla sınırlıdır. Savunma sistemini baskılayan ilaçlar (immunsupresan, kortikosteroidler vb.), destekleyici tedaviler ve kişinin şikâyetlerine yönelik semptomatik ilaçlar en başta gelenlerdir. Son dönemde üretilen yeni ilaçlar (COX-2 inhibitörleri, Tümör nekroze edici faktör reseptör blokerleri vb.) yararlı etkileri yanında ciddi yan etkileri ile beklenen tedavi başarısını gösterememiştir. Hastalıklar genellikle ömür boyu devam ettiği için, hastalarda ilaçlara karşı bir soğukluk, yılgınlık ve her an atak olacak düşüncesinden kaynaklanan yaşam konforu azalması başlı başına sorunlar olarak karşımıza çıkar.

Son dönemlerde bilinirliği ülkemizde de hızla artan ozon tedavisi ile ilgili sık sorulan sorulardan bir tanesi otoimmun hastalıklarda bu tedavinin bir yararının olup olmadığıdır. Bu sorunun yanıtı siyah veya beyaz yani “evet” veya “hayır” değildir. Hastanın durumu, hastalığın kaç yıldır olduğu, ne tür ilaçlar kullanıldığı, atakların sıklığı, başka hastalıkların olup olmadığı, hastalığın hâlihazırda ne kadar kalıcı hasara neden olduğu gibi pek çok faktör bu sorunun yanıtını etkilemektedir.

Bu nedenlerle, tamamen hasta ve hastalığa bağlı olarak ozon tedavisi yararlı etkiler gösterebilir veya yararlı olmayabilir. Ozon tedavisinin bilinen hiçbir yan etkisinin olmaması, kullanılmasını cesaretlendirici önemli unsurlardan bir tanesidir. Ayrıca ilaç etkileşiminin olmaması, maliyetlerinin çok yüksek olmayışı da olumlu unsurlarıdır. Ancak beklenen en önemli yarar, özellikle remisyon dönemlerinde (alevlenmenin olmadığı dönemler) yapılacak major ve minor otohemoterapi seansları ile elde edilecek “immun sistemi düzenleyici” (immunomodulator) etkisidir. Immunomodulasyon gerçekte oldukça iddialı bir ifadedir ve tam anlamı ile bu etkiyi yapan herhangi bir tedavi türü bu hastalara çok büyük fayda sağlayacaktır. Ozon tedavisi ve özellikle tekrarlayan aralıklarla yapılan minor otohemoterapi uygulamaları, hastalıkların alevlenme sıklığını ciddi anlamda azaltabilir. Bunun yanında atak dönemlerinde daha düşük ilaç dozları ile hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olabilir.

Son on yılda bu tür hastalıkların altında “epigenetik bozuklukların” olabileceğine dair bulgular elde edilmiştir. Epigenetik bozukluklar, insan genlerinde hiçbir bozukluk olmaksızın ortaya çıkan ve genlerin kendini ifade etmelerindeki değişiklikler olarak tanımlanan durumlardır. Otoimmun hastalıkların alevlenme ve düzelme dönemleri ile seyretmesi, çevresel faktörlerden (sıcaklık, mevsim değişimleri, yiyecekler, yaşanan coğrafi bölge vb.) ve stresten etkilenmesi bu düşünceyi desteklemektedir.

Otoimmun hastalığı olan bireylerin, ozon tedavisi ile ilgili çok iddialı ifadelere şüphe ile yaklaşmaları (hastalığın tamamen geçeceği, hiç atak olmayacağı, mevcut organ hasarlarının tamamen düzeleceği gibi) doğru bir tutum olacaktır. Ozon tedavisi konusunda uzman bir hekim ile görüşmeleri ve gerçekçi beklentilere sahip olmaları şartı ile ozon tedavisinden otoimmun hastalıkların tedavisinde yüz güldürücü sonuçlar beklenebilir. Bizim sonuçlarımız iyi düzenlenmiş major ve minor otohematerapi kürlerinin çoğu hastada özellikle ağrı, inflamasyon (eklem şişliği vb.), sabah yorgunluğu, halsizlik, bitkinlik gibi şikayetlerin geçmesine yardımcı olduğunu göstermektedir.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com