Melatonin

Tıbbın keşfetmekte çok geç kaldığı melatonin yakın zamanda ilaç olarak hayatımıza giriyor. İlaç firmalarının en büyük başarılarından bir tanesi olarak gördüğüm melatonin konusu ne yazık ki halen tıp fakülteleri müfredatında kendine yer bulamamıştır. Bu nedenle yeni yetişen hekimler dâhil insan vücudunun melatonin ve melatonin salgılayan pineal bez ile ilişkisi hakkıyla bilinmemektedir.

Sevdiğim sözlerden bir tanesi şudur; “doğruluk sonsuzluğun güneşidir, nasıl olsa doğar”. Evet bu söz insan vücudu ve onun çalışma prensipleri için de geçerlidir. Kronik hastalıkların tedavisizliğinden yeterince para kazandıklarına kanaat getirdiklerinde belki ilaç firmaları da bu konuya el atarlar. İlaç dünyasında tekel konumunda olan firmalar henüz kıpırdamazken iki ilaç firması (Servier ve Lundbeck) bana göre şahane işler yapıyorlar. Servier’in major depresyona karşı ürettiği melatonin reseptör agonisti Agomelatin (Valdoxan®) tüm klinik çalışmalarda büyük başarı elde etti. Birkaç yıl önce Lundbeck firması Circadin® ismi ile yavaş salınımlı melatonini piyasaya sürdü. Tabii sanırım lisans sorunlarından dolayı “uykuya yardımcı” olarak piyasaya verilmiş durumda.

Ancak iddia ediyorum ki, yakın zamanda her iki ilaç da başta nörodejeneratif hastalıklar olmak üzere, kökeninde biyolojik ritimlerin bozulması olan pek çok kronik hastalığın tedavisinde kullanılacak. Ümid ederim ki, psikiyatri ve nöroloji uzmanı meslektaş ve hocalarımız başta olmak üzere, tıp fakültesinde ve uzmanlık eğitimlerinde eksik kalan melatonin ile ilişkili mekanizmalar biraz daha anlaşılabilir.

İlaçlara karşı olmamıza rağmen bu iki “ilaç” için neden farklı fikirler savunuyorum? Çünkü melatonin bir ilaç değildir; daha önceki yazılarda ifade ettiğim gibi melatonin modern yaşam tarzından dolayı vücutta eksik üretilen bir biyomoleküldür. Bu nedenle denilebilir ki, melatonin ile ilgili ajanların kullanılması bir “yerine koyma” yöntemidir. Hani tiroid beziniz az çalıştığında (hipotiroidi) dışarıdan tiroid hormonu almak gibi. Çoğu hastada (ör. major depresyon, nörodejeneratif hastalıklar) sadece yerine koyma tedavisi ile ciddi klinik ilerleme elde edilebilir.

Melatoninin toksik dozu yoktur; konunun en yetkili kişisi Dr. Russel J. Reiter’ın ifadeleri ile “melatonin kullanarak kimse intihar edemez”. Bu ilaçların bir an önce ülkemize de gelmesi ve hastaların istifadesi için hekimlere iyi anlatılması en büyük arzumuzdur. Melatonin sadece nöropsikiyatrik ve nörodejeneratif değil tüm metabolik hastalıklarda büyük tedavi edici potansiyele sahiptir. Konu hakkındaki iki çalışmamızdan bir tanesi Klinik Psikofarmakoloji Bülteni diğeri de Turkish J. of Cardiovascular Science dergilerinde yayına kabul edilmiştir. 2009 yılının ilk sayılarında yayınlanmasını bekliyoruz.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com