Scroll to top

Niçin daha çok hasta oluyoruz?

Bilim ve teknoloji hızla gelişmesine rağmen, pekçok hastalığın görülme sıklığı artmaktadır. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, hastalıkların önlenmesi ve mevcut hastalıkların tedavisinin kolaylaşacağı konusunda herkes ortak bir fikre sahipti. 1970’li yıllardan günümüze geçen modern zaman dilimi, hastalıkların görülme sıklığını azaltmak yerine artırdığı ve beklenen tedavi başarısını gösteremediğinin açık kanıtıdır. Aşağıdaki listeye bakıldığında hemen herkes kendisinde veya bir yakınında bu hastalıklardan bir tanesinin bulunduğunu ve neredeyse toplumda sağlıklı insan olmadığını görecektir. Modern zaman hastalıkları da diyebileceğimiz bu liste, sadece yüzyıl önce çok daha farklı idi ve mikrobik hastalıklar listenin başında yer almaktaydı. Oysa bugün gelişmiş toplumlarda liste tamamen farklılaşmıştır.

• Kalp-damar hastalıkları

• Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması, şişmanlık

• Kanser

• Kronik akciğer hastalıkları

• Psikiyatrik (ruh) hastalıklar

• Nörolojik hastalıklar (Alzheimer, Parkinson, bunama)

Hastalık olarak nitelemenin doğru olmadığı ancak hastalık olarak algılanan aşağıdaki bulgular

• Yüksek kan kolesterol düzeyleri

• Geçmeyen ya da sık tekrar eden bölgesel ağrılar (baş, sırt, bel, bacak vb.)

• Kronik yorgunluk ve/veya sabah yorgunluğu

• İsteksizlik, moral bozukluğu, motivasyonsuzluk ve iç sıkıntısı

• Acıkmaksızın yemek yeme ihtiyacı

Listeyi dilediğiniz kadar uzatabilirsiniz. Ancak her okuyucu kendisinde veya yakın çevresinde bu listeden bir şeyler bulacaktır. Nedenlerini daha sonra detaylı inceleyeceğimiz bu hastalık ve rahatsızlık tablosunun altında dört ana neden yatmaktadır. Kendimizi bu gerçekleri kabullenmek ve önlem almakla sorumlu hissetmeliyiz.

1. Daha çok yiyoruz ve daha az hareket ediyoruz

2. Yiyecek ve içeceklerimiz son yüzyılda büyük değişime uğradı, vücudumuz bu yeni gıdaları tanımıyor

3. Doğal aydınlık-karanlık döngüsü tamamen bozuldu; biyolojik ritimlerimiz alt-üst olmuş durumda

4. Daha çok beklentimiz var; kaygılı ve endişeli bir hayat sürüyoruz

İnsan vücudunun çalışma prensipleri dünya üzerindeki ilk insanlardan bu yana hiçbir şekilde değişmemiştir. Son yüzyılda hızla değişen ve yukarıdaki dört maddede özetlenen baş döndürücü çevresel değişim bizleri hastalıklara daha yatkın, vücut dirençleri zayıf, metabolizmaları kötü çalışan bireyler haline getirmiştir.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com