Scroll to top

Melatonin hipertansiyon ilacı olabilir mi?

Alanının saygın tıp dergilerinden Journal of Hypertension Ağustos 2009 sayısında bir ek yayınladı; hipertansiyon tedavisinde yeni eğilimler. Dr. Fedor Simko’nun editörlüğünde hazırlanan ekte melatonine özel bir önem verildiği anlaşılıyor. Ekin davetli yazılarından bir tanesi melatonin dünyasının babası Dr. Reiter ve arkadaşlarına ait. Dr. Reiter bu yazıda gerek deneysel gerekse kontrollü klinik çalışmaların ışığında melatoninin hipertansiyon tedavisine eklenmesinin çok yararlı sonuçlar doğuracağını ifade ediyor.

Hipertansiyon ülkemizde de 30 yaşın üzerindeki her iki kişiden birini ilgilendiriyor (Prof. Dr. Zeki Öngen, 5. Kardiyoloji ve Kardiyovasküler Cerrahide Yenilikler Kongresi-Antalya, 2009). Rakam gerçekten ürkütücü; dahası insanların büyük bir kesimi ya hastalığının farkında değil ya da birkaç ay ilaç kullandığında geçeceğini zannediyor.

Beyinde melatonin salgılayan ve kan melatonin düzeylerinin yükselmesinden sorumlu olan epifiz bezinin (diğer ismi pineal gland) cerrahi olarak çıkarılması (pinealektomi) ile deney hayvanlarında hipertansiyon oluştuğu 1967 yılından bu yana bilinen bir gerçek. Bu tarihten sonra yapılan onlarca araştırma aynı sonuçları doğrular nitelikte. Yani pineal gland ve melatonin kan basıncının düzenlenmesinde önemli role sahip. Bu düşünceden hareketle yapılan klinik çalışmalar esansiyel hipertansiyonu olan bireylerin gece yatmadan önce 2.5-3 mg (ticari olarak bulunan melatoninlerin çoğu 3 mg.lık tablet şeklindedir) melatonin alınmasının kan basıncında anlamlı düzelme/düşme sağladığı gösterilmiştir.

Pinealektomi (melatonin üreten bezin cerrahi olarak çıkarılması) sadece gece karanlıkta salgılanan ve kana verilen melatoninin tamamen sıfırlanmasına neden olur. Yani fizyolojik olarak gece kanda yükselmesi gereken melatonin düzeyleri, gündüz olduğu gibi düşük kalır. Memelilerde normal şartlar altında gece karanlıkta kan melatonin düzeyleri gündüze göre 6-10 kat artar ve insanlarda kan melatonin düzeylerinin artışı kan basıncında bir düşme ile sonuçlanır. Her üç hastadan bir tanesinde bu kan basıncı düşüşü görülmez; bu hastalara tıp dilinde non-dipper denir. Yapılan çalışmalar gece kan basıncı düşmeyen bireylerin hipertansiyona bağlı ölüm oranlarının anlamlı şekilde yüksek olduğu göstermiş durumda. Özellikle bu gruba giren (non-dipper) hastalara önerilen antihipertansif tedaviye “gece yatmadan önce 3 mg melatonin”in eklenmesi anlamlı klinik sonuçlar doğurmuştur.

Literatürde melatoninin uygun şekilde kullanıldığında kan basıncını düşürdüğüne dair yeterince klinik çalışma görmek mümkün (ör. Scheer FAJL et al, Hypertension 2004;43:192-197 ve Cagnacci et al, Am J Hypertens 2005; 18:1614-1618). Non-toksik, non-teratojenik olduğunu çok iyi bildiğimiz melatoninin hipertansiyon tedavisine eklenmesinin hasta ve hekimler için yüz güldürücü sonuçlar doğuracağına dair yeterli deneysel ve klinik kanıtın olduğunu söyleyebiliriz.

Modern insan bu sitede ve başka yerlerde açıklanan nedenlerden dolayı pinealektominin bir başka türüne maruz kalmaktadır; kimyasal pinealektomi. Yani gece uzun süre aydınlığa maruz kalma, televizyon ve bilgisayar başında geçirilen saatler pineal bezin melatonin salgısını kimyasal olarak bloke etmektedir. Bu nedenle özellikle non-dipper karakterdeki hipertansif hastalar gerek yaşam tarzı değişikliklerinden gerekse melatoninden diğer hastalara göre daha fazla yarar görebilirler.

Kaynak:

Reiter RJ, Tan DX, Korkmaz A. The circadian melatonin rhythm and its modulation: possible impact on hypertension. J Hypertens. 2009 Aug;27 Suppl 6:S17-20.

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/19633446?ordinalpos=10&itool=EntrezSystem2.PEntrez.Pubmed.Pubmed_ResultsPanel.Pubmed_DefaultReportPanel.Pubmed_RVDocSum