Bronzlaşma(ma) zamanı

Yanlış hatırlamıyorsam bir televizyon reklâmı şöyle diyordu “imaj hiçbir şeydir susuzluk her şey”. Oysa bizler imaj her şeymiş gibi davranıyoruz. Ne de olsa imaj devrindeyiz; cep telefonumuz, kullandığımız araba, giydiklerimiz hepimizi etkiliyor. Tüketim toplumunun bir hastalığı olan imaj kaygısı tabii ki sağlığımıza da el atacaktı! Böyle büyük bir pazarı kaçırmak olmaz ne de olsa. Yaz bitiminde bronz bir tene sahip olmak tam da bu yaklaşıma uymaktadır. Çoğumuz bronz bir teni sağlıklı olarak algılarız. Oysa bronzlaşmak bilinenin aksine bir savunma reaksiyonudur ve derinin daha fazla hasarlanmasını önlemek için koruyucu renk maddesi (pigment) üretmesinin cilde yansımasıdır.

Bronzlaşma cildi erken yaşlandırır

Bronzlaşan cilt erken yaşlanmaya uğrar. Güneş ışınlarının içerisindeki ultraviyole dalgaların ciltte zararlı etkilere neden olduğu bilinen bir tıbbi gerçektir. Bu dalgalar hücrelerin hasarlanmasına, şifrelenmiş genetik bilgide (DNA) kırılmalara neden olur. Ultraviyolenin zararlı etkilerini önlemek için derideki hücreler bu dalgaları soğuran melanin pigmenti üretirler. Bronzlaşmak demek bu hücrelerin korunma amaçlı melanin üretiminin artması demektir. Yani vücut bizleri ultraviyolenin zararlı etkilerinden korumak için melanin üretir ve bu da deride renk koyulaşmasına neden olur.

Yazın cildi bronzlaşan ve aynı zamanda hızlı yaşlananlar için sonbahardan itibaren yüzlerce farklı seçenek vardır. Cilt kırışıklarını önleyen, anti-aging özellikle yüzlerce krem. Güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip Avrupa’lı bir manken süsler televizyon ekranlarını. Size onlarca yeni çözüm önerir cilt sorunlarınız için. Yeni bir formül bulunmuştur Fransız laboratuvarlarında. Pek kimse bilmez, özellikle çok meşhur el ve yüz mankenleri çalıştıkları şirket ile anlaşma imzalarken özellikle birkaç noktanın altı çizilir. El ve yüze her ne maksatla olursa olsun anlaşma yapılan firmanın bilgisi dışında bir krem, losyon vb. sürülmeyecek ve güneşe maruz kalınmayacaktır. Bu maddeler sizlere birşeyler çağrıştırıyordur sanırım.

Güneş ışınları bakterileri de öldürür

Sivilce vb. cilt lezyonu olanlar güneşin kendilerine iyi geldiğini iyi bilirler. Çünkü güneş ışığı içindeki ultraviyole sivilceye neden olan bakterileri de hasarlar ve onların ölümüne neden olur. Bu bakterilerin kendilerini koruyacak melanin benzeri bir madde üretme şansları yoktur. Deri hücrelerimiz sivilceye neden olan bakterilerden farklı olarak ürettikleri melanin ile ultraviyolenin zararlı etkilerinden kendilerini ve bizi korur. Sedef hastalığı ve egzeması olan hastalar da güneşten fayda görürler. Zira fototerapi bu tür hastalıklarda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ancak tedavide olduğu gibi kontrollü olmalıdır. Aşırı güneşe maruz kalma daima büyük bir risktir ve başta cilt kanseri olmak üzere ciddi hastalıklara neden olur.

Aslında güneş ışınları depresyondan kurtulmak, vücudumuzun kemik metabolizması ve bununla ilişkili D vitamini sentezlemesi için çok önemlidir. Ancak tüm bu yararlı etkiler için çok kısa süreli güneşe maruz kalmak yeterlidir. Dahası vücudun geniş alanlarının güneşe maruz kalması da gerekmemektedir.

Bu gerçekler sağlıklı bronzlaşma yoktur demek için yeterlidir. Daha ayrıntılı bilgi talep edenler ve sağlıklı güneşlenmek isteyenler için

aşağıdaki kaynakta daha ayrıntılı bilgi bulunmaktadır. Sanırım solaryum konusunda bir şey demeye ihtiyaç kalmamıştır.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com