Bir ayda 10 kilo vermek; yok mu artıran?

Efendim bizler aklımız erdiğince doğruları anlatmaya çalışırken, vücudun nasıl çalıştığı konusunda hiçbir bilgisi olmadığı halde değme profesörler kadar fikri olan cinler rakamları her geçen gün yükseltiyorlar. Tabii ki bıkmak yok; doğruları yazmaya devam.

İnsan vücudundan bir kilogram eksiltmenin değişik yolları vardır. Şöyle ki;

Bir kilogram su eksiltmek için biraz susuz kalmak, biraz terlemek, bir de lavoboya gitmek yeterlidir.

Bir kilogram karbohidrat kaybetmek için -ki insan vücudu bu kadar karbohidratı (şeker) depo edemez, yaklaşık 4000 kalori harcamınız gerekir.

Bir kilogram protein (kas) kaybetmek için yine yaklaşık 4000 kalori harcamınız gerekir ancak bu çok tehlikeli ve istenmeyen bir durumdur.

Bu üç madde de sizin işinize yaramaz. Su kaybı günlük, karbohidrat kaybı imkansız, protein kaybı da çok sakıncalıdır. O zaman sizin vücudunuzdaki yağları azaltmanız gerekir ki, gerçek kilo vermek de zaten böyle olur.

Bir kilogram yağ kaybetmek için yaklaşık 8000-9000 kalori harcamanız gerekir. Bir ayda on kilo için günlük harcamanız gereken miktar yaklaşık 3000 kaloridir. Tabii bu miktarı hiç yemeden yani kalori almadan harcamınız gerekir. Yani sıfır kalori! Birincisi bu imkansızdır, ikincisi sıfır kalori ve çok düşük kalori ile beslenen (500-700 kalori) kişilerin vücudu yağlarını asla kolayca vermez. Siz aç kalınca zannediyor musunuz vücudunuz tüm kaloriyi yağlardan elde ediyor? Hiçbir zaman böyle birşey olmaz.

Çok düşük kalorili diyetle beslenen insanların vücudu bunu bir stres olarak algılar ve özellikle böbrek üstü bezi hormonları ile bu duruma yanıt verir. Sonuçta, vücudunuzu proteinlerden enerji elde etmeye zorlar ve yağlarını korur. Yani sonuç yukarıda açıklanan en kötü senaryo olan protein kaybıdır ve çok sakıncalıdır.

Ayrıca beyniniz sadece ve daima şeker kullanma eğilimindedir. Ona şeker vermez iseniz fonksiyonları bozulur; ayrıca kaslarınız da daima bir kısım enerjiyi şekerlerden elde etmek ister, çünkü şekerden enerji elde etmek hem daha hızlı hem daha kolaydır. Dolayısı ile günde 350 gram yağ, bir başka deyişle yağ kaynaklı 3000 kalori harcamak herkesin harcı değildir.

Pekçok yararlı bitkisel ürün olmakla birlikte, bu bitkisel kaynaklı ürünlerin nasıl yağ yaktıkları hayrete şayan bir konudur. Hiç kimse bu konuyu sorup soruşturmuyor. Cahillikte sınır tanımayanlar, bitkisel ilaçlarının yağları eritip idrarla atılmasını kolaylaştırdığını söylüyorlar. Bu ar damarının çatladığının, para için hiçbir engel tanınmadığının açık kanıtıdır.

Her insanın kanı bir yağ deposudur. Hani trigliserid, kolesterol dediklerimiz var ya bunlar kandaki yağların isimleridir. Metabolik hastalıklarda ikisinin de kan değeri çok yüksek düzeylere çıkabilir. Peki siz kanında yağ oranı arttığı için idrarına yağ çıkan bir hasta duydunuz mu? Nasıl oluyor da kandaki yağlar idrara geçiyor?

Eğer içlerinde delikanlı varsa çıksın uncoupled proteinlerden (UCP), Cori ve TCA döngüsünden, Beta oksidasyondan bahsetsin. Benim ilacım şu mekanizmaya etkili, mitokondride şu etkisi ile yağ yakıyor, UCP’leri artırarak termojenik etki oluştuyor, beyaz yağ dokusunu kahverengi yağ dokusuna çeviyor desin; ben de alnından öpeyim.

Bilmiyorlarsa, buyursunlar gelsinler öğretelim veya şu İtalyan atasözünü kulaklarına küpe yapsınlar; “insanlar mezarlarını dişleri ile kazarlar”. Bu arada Sağlık Bakanlığı bitkisel gıda takviyelerinin ruhsatlandırma yetkilerini Tarım Bakanlığı’na verdiği için pişman olmakta çok geç kaldı. Onlara da duyurmuş olayım.

Doç.Dr.Ahmet Korkmaz
Kaynak: allturk.com